1969 yılında Ankara’nın kenar mahallelerinden birinde dünyaya gelen Nurdagül Hülya Hanım, emekçi bir babanın ve fedakâr bir annenin dokuz çocuğundan biri. Babasından aldığı çalışkanlık, dürüstlük ve dimdik durma azmi, annesinden aldığı şefkat, özveri ve sabırla yoğrulmuş bir evde büyümüş. Kars’tan göç edip, kısıtlı imkânlarla yeni bir hayat kurmaya çalışan bu ailenin evi, belki eşya açısından zengin değildi ama sevgiyle, dayanışmayla, kardeşlik bağıyla dopdoluydu. Çocukluğu, kimi zaman yoklukla sınansa da içten gelen mutlulukları, paylaşımları ve neşeleri hiç eksik olmamış.
Henüz 13 yaşındayken, yaşıtları oyun peşinde
koşarken o, büyük bir cesaretle hayatına yön verecek adımı atmış. Ailesinin
bütün karşı çıkmalarına rağmen hayallerinin peşini bırakmamış ve Bitlis Sağlık
Meslek Lisesi’nin ebelik bölümüne yatılı olarak gitmiş. Çocuk yaşta aldığı bu
karar, hayatının ilk büyük dönüm noktası olmuş.
“Benim için en doğru karardı, bugün dönüp
baktığımda iyi ki yapmışım diyorum” diye anlatıyor o günleri. O yaştaki
kararlılığı, inadı ve cesareti bugün bile kendisine gurur veriyor. Yatılı okul
yılları sadece derslerle değil, renkli anılarla, dostluklarla, spor
faaliyetlerinde kazandığı başarılarla dolu olmuş. Orada sadece mesleğini
öğrenmemiş, aynı zamanda hayatın ta kendisini tanımış. Yatılı okulun
disiplininden, uzaklarda olmanın özleminden, arkadaşlıkların sıcaklığından çok
şeyler kazanmış. Kendi ayakları üzerinde durmayı, özlemini içine gömüp
sabretmeyi, emeğinin değerini bilmeyi öğrenmiş. Mücadele etmeyi, zor koşullarda
bile dimdik kalmayı, düşse de yeniden kalkmayı, dostlukların kıymetini,
paylaşmanın bereketini tatmış. Dayanışmayı, farklı kültürlerden gelen
arkadaşlarıyla aynı sofrayı, aynı yatakhaneyi paylaşarak bizzat yaşamış.
Kısacası o yıllar, ona sadece bir meslek değil; güçlü bir karakter, sağlam bir
duruş ve hayat boyu taşıyacağı dostluklar kazandırmış.
Liseden sonra yolu yeniden Ankara’ya düşmüş,
eğitimini tamamlamış ve ardından devletin görevlendirmesiyle 14 Eylül 1987’de
tayini Kırşehir Güzler Sağlık Evi’ne çıkmış. İşte bu tarih, hayatının ikinci
büyük dönüm noktası olmuş. Çünkü bu şehirde sadece mesleğine adım atmamış, aynı
zamanda ömrünü paylaşacağı insana da rastlamış. Burada, Güzlerli olan ve
kendisinin de “her zaman güzel adam, yol arkadaşım” diye andığı Sadi Dönmez ile tanışmış.
Sadi Bey, 33 yıl boyunca öğretmenlik ve
idarecilik yapmış, öğrencilerine bilgi ve değer kazandırmış saygın bir
eğitimcidir. Sabırlı, disiplinli ve her zaman adil bir yol gösterici olarak
tanınır. Eşinin mesleğine ve insanlara duyduğu saygıyı bilen biri olarak,
Nurdagül Hanım’ın yanında hem yaşam arkadaşlığı hem de güvenilir bir destek
olmuş; birlikte bir aile ve yuva kurarak iki evlat yetiştirmişler
İstanbul’da endüstri mühendisi olarak kariyerini sürdüren kızları İzlem’ki
artık bir anne, Umay adında da bir kız çocuğu var ve Erzincan Tıp Fakültesi’nde
son sınıfta intörn doktor olarak meslek hayatına hazırlanan oğulları Ali.
Kısacası, Kırşehir sadece bir görev yeri değil; Nurdagül Hanım için hem
mesleğinin kök saldığı toprak, hem de ailesinin filizlendiği, hayatının anlam
kazandığı şehir olmuş.
Nurdagül Dönmez, mesleki bilgi ve deneyimini sürekli geliştirmeye büyük önem
vermiştir. 2003 yılında Eskişehir Anadolu
Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Hemşirelik Önlisans bölümünden
mezun olarak hem teorik hem de pratik bilgilerini pekiştirmiştir. Öğrenmenin
yaşının olmadığını bir kez daha kanıtlarcasına, 54 yaşında, 2024 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Hemşirelik
Lisans eğitimini tamamlamış ve mezun olmuştur. Bu başarı, onun
mesleğine duyduğu bağlılığı, öğrenme azmini ve kararlılığını gözler önüne
sermektedir. Nurdagül Hanım, sadece mesleğinin deneyimli bir uygulayıcısı
değil, aynı zamanda sürekli kendini geliştiren ve yeniliklere açık bir
hemşiredir.
Bir de unutulmaz bir dönem var ki, adı pandemi… 16 Mart 2020’de kapkara bir
bulut gibi çöken o günlerde, Nurdagül Hemşire İntaniye Servisi’nde görevdeydi.
İlk Covid hastasının geldiği günü dün gibi hatırlıyor. O günden itibaren üç yıl
boyunca büyük bir özveriyle, sabırla, bıkmadan çalıştı. “Ben hastalarıma dua
kokusuyla tutundum” diyor. Ağır Covid geçirdi, ölümle burun buruna geldi.
Yöneticileri “dinlen, başka servise geç” dese de kabul etmedi. İyileşir
iyileşmez koşarak yine servisine döndü. Sosyal medyadan, televizyonlardan halka
seslendi.
📌“Biz sizin için varız, lütfen siz de bizim
için evde kalın.”
📌“Haydi Kırşehir’im, aşıya!”
📌“Hep sustuk, işimize baktık. Yani
sağlığınıza…”
Nurdagül Hemşire, 38 yıllık meslek hayatında
ne terfi almış, ne resmi bir ödül verilmiş, ne de “yılın hemşiresi” seçilmiş… Ama
o tüm bunlara rağmen diyor ki,
“Benim en büyük ödülüm, hastalarımın duaları,
gözlerindeki güven ve minnet. Hiç kimseden beddua almadım; tam tersine her
zaman şükreden, teşekkür eden bir kalbin parçası oldum. Dünyaya yeniden gelsem,
yine aynı yolda, yine hemşire olurdum. Çünkü mesleğim sadece işim değil,
hayatımın en derin anlamı, en büyük mutluluğum ve en büyük gururum.”
Bugün hâlâ Kırşehir Eğitim Araştırma
Hastanesi’nde, yılların verdiği deneyimle birlikte ilk günkü heyecan ve azimle
görevini sürdürüyor. Onu tanıyan herkes bilir ki Nurdagül Hülya Hemşire, mesleğine
sadece âşık değil; işini bir şeref, insanını bir emanet olarak gören, yüreğini
tamamen hastalarına adayan nadir hemşirelerden biridir. Her adımında sevgi, her
davranışında saygı ve her müdahalesinde titizlik vardır. Hastalarının güveni ve
minneti, onun için en büyük ödüldür; çünkü o biliyor ki, insanın sağlıkla
buluşması, emek ve gönül ister.
Nurdagül Dönmez, belki dünyanın en ünlü
hemşiresi olmayabilir ama Kırşehir’in gönlünde, hastalarının hayatında,
meslektaşlarının kalbinde eşsiz ve
unutulmaz bir iz bırakmış hemşiredir. Mesleğine, insanına ve
memleketine duyduğu aşkla 38 yıldır dimdik ayakta…
Her zaman olduğu gibi, ilk günkü heyecanla, sevgiyle ve gururla görevine
devam ediyor.
Yıllarını saygıyla, sevgiyle ve özveriyle hemşireliğe adamış bir isim
olarak, mesleğine duyduğu onur ve gururu her zaman yüreğinde taşımıştır. Onurlu
mesleğine yıllarını vermekten büyük bir mutluluk ve kıvanç duymaktadır.
Nurdagül hanım, aynı zamanda bir Mustafa Kemal
Atatürk sevdalısıdır. Dün, bugün ve yarın daima İlelebet Cumhuriyet diyerek, Atatürk’ün bizlere kazandırdığı
haklar, özgürlükler, eşitlik ilkeleri ve insana değer verme anlayışına olan
minnettarlığını dile getirir. Cumhuriyet Kadını olarak dimdik başı ve özgür
iradesiyle hayatını sürdüren Nurdagül Dönmez, mesleğini tutkuyla yapabilmenin
ve insanlara hizmet edebilmenin değerini Atatürk’ün mirasıyla
içselleştirmiştir.
Murat Uzun der ki,
“Kırşehir’e Değer Katanlar” yazı dizimize katkı sunan kıymetli hemşiremiz Nurdagül Hülya Dönmez Hanım’a, yaşamında ve ailesiyle birlikte sağlıklı, mutlu yıllar diliyorum. Ayrıca, tüm sağlık çalışanlarının özverili emeklerine, fedakârlıklarına ve yürekten adanmışlıklarına şükranlarımı sunuyorum. Onların azmi, sevgisi ve kararlılığı, Kırşehir’in gururu olmaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum Gönder