Bugün yerel gazeteyi açtığınızda, sahada ter döken gençlerin haberini okumak istiyorsanız, o satırların ardında mutlaka Salih Hançer’in emeği vardır. Tribünlerde, çamurlu amatör saha kenarlarında, basketbol potalarının gölgesinde hep onun izini görürsünüz. Çünkü o, sadece bir gazeteci değil; sporun hafızasını kare kare geleceğe taşıyan bir emekçidir.
1987’nin Eylül ayında Kırşehir’de dünyaya geldi. Aslen Karıncalı
köyünden. Çocukluk yıllarında futbola olan ilgisi mahalle maçlarında başladı.
Mahallenin toprak sahasında arkadaşlarıyla yaptığı maçlar, onun için sadece
oyun değildi; spora olan tutkuyu ilk orada tattı. Galatasaray ve Kırşehirspor sevgisiyle
büyüdü, posterlerini biriktirdi, hayallerini futbolla süsledi.
Gazeteciliğe olan ilgisi ise 2006’da askere gitmeden önce Bağbaşı
Tesisleri’nde oynanan bir amatör küme maçında fotoğraf çekmesiyle görünür hale
geldi. Ama aslında bu sevdanın kökleri çok daha eskilere, çocukluğun o mahalle
maçlarına dayanıyordu. İlk kareyi çektikten sonra “işte bu” dedi ve bir daha
bırakmadı. O gün çektiği fotoğraf hâlâ elinde, sosyal medya hesabında duruyor.
Asker dönüşü 2009’da Kırşehir Çiğdem Gazetesi’nde mesleğe adım attı.
Sonraki yıllarda Ahi Yurdu ve Çınar gazetelerinde görev yaptı, ama yolu yine
Çiğdem’e çıktı. 15 yılı aşkın süredir Kırşehir’in spor basınında istikrarla
çalışıyor. Futbol, hentbol, kadın futbolu, amatör ligler… Kırşehir’de sahada
topa vuran kim varsa, objektifin arkasında Salih Hançer vardır.
Ama bilmeyen için söyleyelim. Spor muhabirliği hiç de kolay iş değildir.
Yağmurda, çamurda, soğukta, sıcakta koşuşturmak, bazen saatlerce ayakta
beklemek, bazen gün boyu röportaj peşinde koşturmak gerekir. Bu meslekte masa
başında haber yazmak yetmez, sahada nefes tüketmek, alın teri dökmek, sabırla
beklemek gerekir. Salih Hançer de işte bu yüzden haberini sadece kalemiyle
değil, emeğiyle ve yüreğiyle yazar.
Hançer’in en unutamadığı karelerden biri, Gölbaşı Belediyespor-Kırşehirspor
maçında havada çarpışan iki futbolcuyu çektiği an oldu. Bu kare ona “Yılın En
İyi Haber Fotoğrafı” ödülünü getirdi. Bir başka hatırası ise Adıyaman
deplasmanında yaşandı, topu kurtarmaya çalışan futbolcunun kramponu suratına
geldi, 15 dakika bilincini kaybetti. Ölümle burun buruna geldi ama sahalara,
objektifine küsmek yerine yeniden geri döndü. İşte bu işin aşkı da, bedeli de
böyle yaşanıyor.
Sporun kalbinde sadece skor yoktur orada ter, çaba, hayal ve hüsran
vardır. Hançer’in farkı da tam burada ortaya çıkar. Bir maçın galibini
yazarken, kaybedenin emeğini de unutmamak… Seyircinin coşkusunu, oyuncunun
gözyaşını, antrenörün sabrını aynı kareye sığdırabilmek. Çünkü bilir ki spor
sadece bir sonuç değildir, spor, alın teriyle yoğrulmuş bir hayat
mücadelesidir.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, belki bir futbol maçının skorunu
çoğumuz hatırlamayacağız. Ama o maçı yazıya döken Salih Hançer’in emeği, o
şehrin belleğinde hep yaşayacak. Çünkü bir şehrin spor hafızasını diri tutan,
onun alın teriyle yoğrulmuş kalemidir.
Salih Hançer’in en büyük hayali mi? Kırşehir’in adının sadece futbolda
değil, basketbolda, voleybolda, hentbolda da profesyonel takımlarla anılması.
Güzel bir stadyum, güçlü takımlar, dolu tribünler… Onun gözünde bu şehir,
sporla çok daha güzel bir şehir olacak.
Peki objektifin arkasındaki Salih Hançer nasıl biridir?
“Kini olmayan, işini çok seven, çocuklarla vakit geçirmeyi seven, gezmeyi seven
biriyim” diyor. Hayatı sporla iç içe geçtiği için başka bir uğraş edinmeye
fırsat bulmamış ama onun için spor zaten hayatın ta kendisi.
Bugün dönüp baktığınızda, Kırşehir’de hangi önemli olaya şahit
olunduysa, büyük ihtimalle o anın bir yerinde Salih Hançer’in objektifi vardı.
Çünkü o, şehrin belleğini kare kare geleceğe taşıyanlardan biri oldu.

Yorumlar
Yorum Gönder