Ahmet Yegin - Kırşehir'e Değer Katanlar


Bazı insanlar vardır; bir şehre gelir, sessizce işe koyulur ve adını yüksek sesle duyurmadan ardında kalıcı izler bırakır. Kırşehir’de son yıllarda kültürden sanata, eğitimden spora kadar pek çok alanda hissedilen bu izlerin ardındaki isimlerden biri de Ahmet Yegin’dir. Yaptıklarıyla dikkat çekmekten çok, ortaya koyduğu emekle konuşulan bir isim…


1973 yılında Erzurum’un İspir ilçesinde dünyaya gelen Ahmet Yegin, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Coğrafya öğretmeni olarak meslek hayatına adım attı. Öğretmenlik görevi onu Kırşehir’e getirdi. Sınıfta geçen yıllar, öğrencilerle kurulan bağlar, eğitimin mutfağında kazanılan tecrübe… Ardından gelen müdür yardımcılığı göreviyle yönetim sorumluluğu da bu birikime eklendi. 2021 yılında Kırşehir Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü görevine getirildiğinde ise artık hem sahayı bilen bir eğitimci, hem de kurumu ileriye taşıyacak vizyona sahip bir idareciydi.


Yegin’in göreve başlamasıyla birlikte Halk Eğitimi Merkezi’nde gözle görülür bir değişim yaşandı. Meslek edindirme kurslarından el sanatlarına, ahşap atölyelerinden spor faaliyetlerine kadar pek çok çalışma daha planlı, daha üretken ve daha kapsayıcı bir yapıya kavuştu. Kurslar sadece belge alınan alanlar olmaktan çıkıp, insanlara gerçekten dokunan üretim merkezlerine dönüştü.


Ancak Ahmet Yegin’i farklı kılan şey yalnızca masada alınan kararlar değildi. O, yönetici koltuğunda oturmakla yetinmeyip sahaya indi; kursiyerlerle birebir temas kurdu, üretimin içinde yer aldı. Depremzedeler için kursiyerlerin pijama takımları üretmesi bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri oldu. Hem ihtiyaç sahiplerine destek sağlandı hem de özellikle kadın kursiyerlerin mesleki beceri kazanmasına katkı sunuldu. Bu çalışma, Yeğin’in başarı anlayışını da özetliyordu: Tabelaya yazılan değil, insana dokunan başarı.


Bu emekler karşılıksız kalmadı. Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün Türkiye genelinde yaptığı kapsamlı değerlendirmede, Kırşehir Halk Eğitimi Merkezi yaklaşık 1000 merkez arasında ilk 30’a girmeyi başardı. Bu önemli başarıyla kurum, 4–5 Aralık 2025 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek ödül törenine davet edildi. Ahmet Yegin ise bu gurur verici sonuç karşısında yine alışıldık mütevazı duruşunu sergiledi ve şunları söyledi:


“Bu sonuçta herkesin alın teri var. Müdür yardımcılarımızdan öğretmenlerimize, usta öğreticilerimize ve tüm personelimize gönülden teşekkür ediyorum.”


Yegin’in öncülük ettiği bir diğer önemli alan ise gençlerin spora kazandırılması oldu. Özellikle güreş branşında hayata geçirilen projelerle Kırşehir’de geleneksel spor kültürü yeniden canlanmaya başladı. Çocuklar ve gençler güreşle tanıştı, disiplin kazandı; şehir, köklerinden gelen önemli bir değeri tekrar hatırladı ve sahiplendi.


Ancak Ahmet Yegin’i Kırşehir’de en çok tanınır kılan ve şehre kültürel anlamda derin bir iz bırakan çalışma hiç kuşkusuz “Anadolu’dan Esintiler” projesi oldu. Göreve geldiği ilk yıl fark ettiği bir eksiklik, bu büyük çalışmanın da çıkış noktasıydı:


“UNESCO Müzik Şehri Kırşehir’de, Neşet Ertaş’ın ve Muharrem Ertaş’ın memleketinde, Halk Eğitimi Merkezine bağlı güçlü bir Türk Halk Müziği korosu neden olmasın?”


Bu düşünceyle harekete geçti. Alanında yetkin hocalarla görüşüldü, gönüllüler bir araya getirildi ve kısa sürede “Anadolu’dan Esintiler” hayata geçirildi. İlk konser, Ahi Evran Üniversitesi öğrencileriyle birlikte sahnelendi. Salon tıklım tıklım doldu, alkışlar uzun süre dinmedi.


Bu ilk başarının ardından yapılan duyuruyla birlikte Kırşehir’in dört bir yanından başvurular yağdı. Esnaftan öğretmene, doktordan ev hanımına, öğrenciden memura kadar toplumun her kesiminden insan bu koronun bir parçası olmak istedi. Zamanla yalnızca bir koro değil, samimi bir aile ortamı oluştu.


Bugün koronun yapısı oldukça güçlü:

* 30–35 korist

* 8 enstrüman sanatçısı

* Bir koro şefi

* Ve tüm organizasyonun başında Ahmet Yegin


Afişten davetiyeye, konser akışından sahne düzenine kadar her detay Yegin’in titiz çalışmasıyla şekilleniyor. Üstelik o sadece organizasyonu yöneten biri değil; konserlerde sahneye çıkıp türkü de söylüyor. Yani emeğini yalnızca aklıyla değil, sesiyle ve yüreğiyle de ortaya koyuyor.


Elbette bu yolculukta zorluklar da yok değil. Yetişkin korosunda devamsızlık zaman zaman sorun olabiliyor. Orkestra üyelerinin ortak boş günlerini denk getirmek kolay olmuyor. Müzisyenlerin ücret talepleri ise bütçeyi zorlayabiliyor. Ancak tüm bu engellere rağmen “Anadolu’dan Esintiler” her yıl daha da büyüyerek yoluna devam ediyor.


Bugüne kadar 6 büyük konser düzenlendi. Tüm konserler Neşet Ertaş Kültür ve Sanat Merkezi’nin büyük salonunda gerçekleştirildi ve her seferinde salon dolup taştı. Proje artık Kırşehir sınırlarını aşan bir marka hâline geldi. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından resmi olarak tescillenerek şu isimle kayıtlara geçti:


“Kırşehir Halk Eğitimi Merkezi Türk Halk Müziği – Anadolu’dan Esintiler Korosu”


Yeni konserler, yeni şehirler ve yeni sahneler artık hedefler arasında. Çünkü bu koro türküleri sadece seslendirmiyor; onları yaşatıyor, çoğaltıyor ve geleceğe taşıyor.


Kırşehir’i anlamak isteyen birine uzun uzun tarih anlatmaya gerek yok bazen. Çünkü bir şehrin ruhu, en çok türküsünde gizlidir.

“Anadolu’dan Esintiler” işte tam da bunu yapıyor: Bu şehrin sesini, yüreğini ve kültürünü alıp insanlara ulaştırıyor.


Ve tüm bu hikâyenin arkasında, sessizce ama kararlılıkla üreten bir isim duruyor:

Ahmet Yegin.


Kırşehir’e eğitimiyle, sanatıyla ve kültürüyle değer katan bir adamın hikâyesi işte böyle yazılıyor.

Yorumlar