Kırşehir’in mütevazı sokaklarında, 26 Mayıs 1978’de dünyaya gelen Devrim Çalış’ın hikâyesi, sadece bir insanın yaşam öyküsü değildir. Bu hikâye, bozkırın sesini, mahallenin neşesini, uzun kış gecelerinde yankılanan türkülerini ve Kırşehir’in köklü kültürünü taşıyan bir memleket masalıdır.
Kırşehir’in insanı bir başkadır ya… işte o başka insanlardan biri de Devrim Çalış. Hani bazıları vardır, bir memleketin havasına, suyuna, sesine karışır ya… Devrim Hoca tam öyle bir isim. Bu şehrin ritmi varsa, o ritmin nabzı yıllardır onun ellerinde atıyor.
Cumhuriyet İlkokulu’nun cıvıl cıvıl koridorlarında başlayan eğitim hayatı, Hacı Fatma Erdemir Anadolu Lisesi’nde sporla ritmin iç içe geçtiği bir gençliğe dönüşmüş. Daha o yıllarda belliymiş bu çocuğun hem sahnede hem de memleketinin kültür hafızasında büyük bir yer edeceği…
Sanatla ilk bağı, evlerinin duvarlarında yankılanan ezgilerle kurulmuş. Annesinin türküleri, babasının neşeli oyun havaları, evde duyduğu her ritim, içindeki ateşi daha da körüklemiş. Ortaokul ve lise yıllarında bando takımını yönetmesi, hoparlörleri söküp takması, ritimle adeta kendinden geçmesi… Bugün sahnesi dolup taşan bir kültür insanının ilk işaretleriymiş aslında.
1997’de Gazi Üniversitesi’ne adım attığında Ankara’ya yalnızca okumaya gitmemişti. Geceleri saz evlerinde ritim tutarak, korolara gönüllü destek vererek, kültürle yoğrularak kendi sesini bulduğu bir yolculuğa çıkmıştı. Üniversite, onun için bir okuldan çok kültürün sıcaklığını hissettiği bir “hayat mektebi” olmuş.
2001’de Çorum’un Sungurlu ilçesinde başlayan öğretmenlik hayatı ise hem spor hem sanat alanında yeniden kendini keşfettiği yıllardı. Voleybol sahasında amatör ve 3. ligde ter döken, okul takımlarını kuran, gençlere disiplin ve takım ruhu aşılayan bir öğretmendi. Ev arkadaşının bağlama sesiyle yeniden kültürün kucağına dönen ritmi, onu her zaman olduğu gibi aynı yere, kendi köklerine çağırıyordu.
2004… Kırşehir’e dönüş. Bu dönüş, sıradan bir tayinden çok daha fazlasıymış, yıllar sonra toprağına, kokusuna, insanına yeniden kavuşmak gibi… Bağbaşı Mahallesi Hürriyet Ortaokulu’na atanmasıyla birlikte, farkında olmadan Abdal kültürünün kalbine doğru sessiz bir yolculuğa çıkmış Devrim Hoca.
Dört yıl boyunca ustaların çocuklarıyla aynı havayı soludu, aynı sokaktan geçti, aynı türküyü duydu. O çocukların oyunlarında, adımlarında, bakışlarında, yüzyılların geleneğini taşıyan o sahici ritmi hissetti. Davulun tok sesindeki bereketi, zurnanın ince notasındaki sızıyı ilk kez o kadar derinden hissetti. Bu dört yıl, onun için sadece öğretmenlik değil, kültürün içine doğrudan karıştığı, gönlünde yepyeni bir kapının açıldığı eşsiz bir dönem oldu.
2006 yılında Türkiye finalinde sahne aldı, bayramlarda ve törenlerde yüzlerce çocuğun aynı coşkuyla halk oyunu oynamasına öncülük etti. Defalarca Gençlik Merkezleri Türkiye finaline katıldı, çocuklarıyla birlikte Gençlik ve Spor Bakanlığında gösteri yapma fırsatı yakaladı. Onlarla beraber onlarca ulusal ve uluslararası festivale katılarak ilini gururla temsil etti. Bu uzun yolculukta yanında çok değerli insanlar vardı, onların desteği olmadan bu başarıların mümkün olmayacağını her zaman dile getirdi. Ve özellikle… Bugün geldiği noktada ilk tohumu eken, ona bu sevdayı aşılayan Tarık Hocasına her daim minnet duydu.
Kırşehir’in bir mahallesinden geç, uzaktan bir davul zurna sesi duy… Dans eden bir topluluk varsa, büyük ihtimalle o kalabalığın içinde Devrim Çalış’ın izi vardır. Çünkü o sadece figür öğretmez, Kırşehir’in unutulmaya yüz tutmuş kültürünü bugüne ve yarına taşır. Onun gözünde her figür bir hikâye, her adım bir söz, her dönüş bir hatıradır.
Bu kültür rehberliğini sahnenin sınırlarında bırakmaz.
Kırşehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yürüttüğü “Şehir ve Kültür Akademisi” programında da sahneye çıktı. Bu kez yalnızca oyun göstermedi yöresel dansların nereden geldiğini, hangi kültüre dayandığını, hangi duyguyu taşıdığını herkesin anlayacağı bir dille anlattı. Hem göze hitap etti hem gönle… Oyunlarımızın birer hareket değil, birer tarih ve anlam taşıdığını orada bir kez daha ortaya koydu.
Kırşehir Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif Halk Dansları İl Koordinatörü olarak, 80 yetişkin, 76 çocuk ve 130 gençten oluşan kocaman bir kültür ailesine liderlik ediyor. Ama yaptığı şey sadece adım öğretmek değil… Her derste insanların ruhunu hafifleten, günün stresini ritme bıraktıran bir ortam kuruyor. Şehrin en büyük kadın ritim topluluğunu da o eğitiyor. Kadınlar onun sayesinde sahnede daha güçlü, daha özgüvenli duruyor. Kimi bir adımda huzur buluyor, kimi bir dönüşte içini boşaltıyor, kimi de bir tek ritim darbesinde günün bütün ağırlığını bırakıyor. Devrim Hoca’nın kurduğu düzen, insanların nefes aldığı bir kültür sığınağı gibi adeta.
Ve elbette günümüzün vazgeçilmez sahnesi olan sosyal medya…
Devrim Hoca çalışmalarını sadece sahnede bırakmıyor, Instagram ve diğer sosyal medya hesapları üzerinden sürdürüyor. Halk oyunları, ritim çalışmaları ve çeşitli dans videolarını düzenli olarak paylaşarak hem sevenlerine ulaşıyor hem de kültürümüzü daha geniş kitlelere tanıtıyor. Bir anlamda emeğini, bilgisini ve kültürün ruhunu çağın diliyle herkesle buluşturuyor.
Bu da onun kültürü yalnızca yaşatmakla kalmayıp, dijital dünyanın imkânlarıyla geleceğe taşıdığının en açık göstergesi.
TRT Avaz, Kırşehir’de dans eğitmeni ve sanatçı Devrim Çalış’la birlikte anlamlı bir kültür projesine imza attı. Anadolu’nun halk müziği ile halk oyunlarının Türkistan’daki köklerini anlatan programın ilk çekimleri, Ahi Evran Külliyesi’nin içindeki zanaatkârlar çarşısında yapıldı. Tarihle sanatın buluştuğu bu ortamda Kırşehirli ritim grubu, Türk Halk Müziği sanatçıları ve şehirde okuyan Kazakistanlı öğrenciler aynı sahnede yer aldı.
Kazak öğrencilerin dombra ile seslendirdiği ezgiler, Anadolu’nun davul, bağlama ve kabak kemane ritimleriyle birleşince ortaya güçlü bir kültür bağı çıktı. Program tamamlandığında TRT Avaz ekranlarında yayınlanarak Türk dünyasının birçok noktasına ulaşacak.
Velhasıl…
Kimileri şehir kurar, kimileri bir şehre ruh verir.
Devrim Çalış işte o ikinci gruptandır.
Bu memleketin türküsü, oyunu, geleneği onun sayesinde yeniden nefes alıyor.
Yolu açık olsun…
O öğrettikçe, bu şehir daha da güzelleşiyor.

Yorumlar
Yorum Gönder