Bazı insanlar vardır…
Sadece kendi işini büyütmez…
Aynı zamanda yaşadığı şehre de değer katar.
Kırşehir’de Uygurlar Makina denildiğinde akla yalnızca bir fabrika gelmez. Sabahın erken saatlerinde servis bekleyen işçileri, evine ekmek götüren aileleri, çarkları dönen makineleri ve bu şehrin sanayisine atılmış sağlam bir imza gelir.
Yıl 1996…
O zamanlar Kırşehir’de sanayi bugünkü kadar yaygın değildi. İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde iş yapmak çok daha kolay, belki de daha cazipti. Ama Adnan Naci Uygur, tercihini Neşet Ertaş’ın “Ana vatanımsın, baba yurdumsun” diye tanımladığı memleketi Kırşehir’den yana kullandı. Kırşehir sevdalısı, memleket aşığı bir girişimci olarak bu şehirde üretmeye karar verdi.
Küçük bir atölye ile başlayan yolculuk, bugün Kırşehir Organize Sanayi Bölgesi’nde 6.000 metrekarelik kapalı alana ulaşmış durumda. Burada gıda sektörü için proses ve paketleme makineleri üretiliyor. Sektörün ihtiyacı olan makineler, güvenilir bir kalite yönetim sistemiyle, Avrupa standartlarında üretiliyor ve yıllardır hem yurt içine hem de yurt dışına satılıyor.
Uygurlar Makina yalnızca makine üretmekle yetinmiyor. Özellikle gıda sektöründeki üretim tesislerinin ihtiyaç duyduğu üretim hatlarını A’dan Z’ye tasarlıyor, üretiyor ve devreye alıyor. Bu mühendislik vizyonu sayesinde şehrin sadece maddi sermayesine değil, aynı zamanda entelektüel sermayesine de katkı sağlıyor. Yani ne yapıyorsa hakkını veriyor; memleketinden kazandığını yine memleketine, bu kez daha fazlasıyla geri döndürüyor.
Bu yönüyle Uygurlar Makina, Kırşehir ekonomisine gerçekten çok kıymetli bir katkı sunuyor. Sağladığı istihdamla onlarca kişiye iş kapısı açarken, kurduğu yerel tedarikçi ağıyla yerli üretimi destekliyor ve şehrin sanayi kültürünü güçlendiriyor.
Bugün Uygurlar Makina’nın ürettiği makineler 76 farklı ülkede çalışıyor. Bir başka ifadeyle Kırşehir’den çıkan emek, dünya pazarlarında karşılık buluyor. Firma bununla da yetinmiyor; yalnızca sanayi üretimiyle kalmayıp, şehrin kültürel ve ekonomik değerlerini yurt içinde ve yurt dışında tanıtmayı amaçlayan projelerde de aktif rol alıyor. Böylece Kırşehir’in tanıtımına ve şehir markasının güçlenmesine destek veriyor.
Bir şehrin ekonomisi, esnafıyla birlikte sanayiyle de hayat bulur. Sanayi varsa şehir kalkınır ve büyür. Uygurlar Makina, Kırşehir’in sanayide “biz de varız” demesini sağlayan en önemli yapı taşlarından biridir.
Adnan Naci Uygur, girişimciliğin yaşı olmadığını altmış yaşında hayata geçirdiği Ahi Lift markasıyla da göstermiştir. Türkiye’nin birçok şehrinde, birçok farklı sektörden üreticinin forklift ihtiyacını hızlı, etkin ve ekonomik şekilde karşılayan bu marka, Kırşehir’in manevi değeri Ahi Evran-ı Veli’nin adından ilham almıştır. Ahi Lift bugün bünyesinde yaklaşık 60 kişiye istihdam sağlamaktadır.
Adnan Naci Uygur’u önemli bir figür hâline getiren yalnızca ticari başarısı değildir. O, şehrin güven duyduğu, sözüne itibar edilen bir isimdir. Bunun en somut göstergelerinden biri de 2010–2018 yılları arasında Türk Kızılayı Kırşehir Şube Başkanlığı görevini üstlenmiş olmasıdır.
Kızılay gibi köklü ve sorumluluğu büyük bir kurum güven ister, fedakârlık ister. Uygur bu süreçte kan bağışı kampanyalarından ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan yardımlara kadar pek çok sosyal çalışmada aktif rol almıştır. Görev süresi boyunca, Kızılay Kırşehir Şubesi’ne değerli bağışçıların katkılarıyla iki adet daire kazandırılmasını sağlamış, ayrıca tam donanımlı 4x4 Ford Ranger bir aracın şubeye kazandırılmasına öncülük etmiştir. Bunun yanı sıra, sosyal tesis projesi kapsamında Güneykent TOKİ tesislerinin yanında yer alan 8.080 metrekare büyüklüğündeki arsanın Hazine tarafından tahsis edilmesini sağlamış; üretmenin yanında paylaşmanın da sorumluluğunu taşımıştır.
Girişimcilik, ticaret, üretim ve kariyer tecrübelerini gençlerle paylaşmayı çok önemseyen Adnan Naci Uygur, Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda gerçekleştirilen söyleşide azmin, kararlılığın ve yaratıcılığın hem insanın kendini geliştirmesinde hem de iş hayatında ilerlemesinde ne kadar önemli olduğunu samimi ve içten bir dille anlatmıştır.
Karşılaşılan zorlukların çoğu zaman yeni fikirlerin başlangıcı olduğunu vurgulayan Uygur, gençlere korkmadan adım atmaları, sorunları engel değil fırsat olarak görmeleri gerektiğini söylemiştir. Girişimciliğin ülke kalkınmasındaki yerine de değinen Uygur, değişen dünyaya ayak uydurabilmenin ve kendini sürekli yenileyebilmenin gençler için büyük bir avantaj olduğunun altını çizmiştir.
Uygurlar Makina’nın ortaya koyduğu bu başarı hikâyesi, Kırşehir’in üretim gücünü, girişimcilik potansiyelini ve doğru bir vizyonla neler başarabileceğini en güzel şekilde ortaya koyan ilham verici bir örnektir.
Adnan Naci Uygur’un yolculuğu şunu açıkça göstermektedir:
Bir insan hem başarılı bir girişimci olabilir hem de yaşadığı şehre ve topluma değer katan, sorumluluk alan ve iz bırakan bir duruş sergileyebilir.
Bu şehir, kendisine değer katanları bilir…
Hatırlar…
Ve sahip çıkar.
Kırşehir ekonomisine değer katan Adnan Naci Uygur’a, bugüne kadar sunduğu katkılar için teşekkür ediyor, bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Yorumlar
Yorum Gönder